Gayrimenkul hukuku içerisinde en çok uyuşmazlığın yaşandığı alanların başında hisseli tapular ve bu mülkiyet yapısından doğan önalım (şufa) hakkı gelmektedir. Birden fazla kişinin aynı taşınmaz üzerinde paydaş olması, hem yönetim süreçlerini zorlaştırmakta hem de satış aşamasında diğer paydaşlara kanuni bir öncelik tanımaktadır. Bu rehberde, hisseli bir taşınmazdaki payın satış sürecini ve bu süreçte karşınıza çıkabilecek en büyük engel olan önalım hakkını tüm detaylarıyla ele alacağız.
İçindekiler
1. Hisseli Tapu (Paylı Mülkiyet) Nedir?
Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca mülkiyet yapısı temel olarak ikiye ayrılır: Elbirliği mülkiyeti ve paylı mülkiyet. Hisseli tapu olarak bilinen paylı mülkiyet, bir taşınmazın tamamı üzerinde birden fazla kişinin belirli paylara (örneğin 1/2, 3/10 gibi) sahip olmasıdır. Paylı mülkiyette her bir paydaş, kendi payı üzerinde tasarruf yetkisine sahiptir; ancak taşınmazın tamamı tek bir kütük sayfasında kayıtlı kalmaya devam eder.
2. Hisseli Tapuda Satış İşlemi Nasıl Yapılır?
Hisseli bir taşınmazda paydaşlardan biri kendi payını bir başkasına satmak istediğinde, kural olarak diğer paydaşların rızasını almak zorunda değildir. Ancak bu özgürlük, yasal önalım hakkı ile sınırlandırılmıştır.
Satış Sürecinin Adımları:
- Payın Belirlenmesi: Satılacak payın tapu kayıtlarındaki oranı netleştirilir.
- Alıcının Bulunması: Pay, üçüncü bir kişiye satılabilir.
- Tapuda Devir: İlgili tapu müdürlüğünde satış işlemi gerçekleştirilir.
- Noter Bildirimi (Kritik Adım): Satış yapıldıktan sonra, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla satışın yapıldığı ve satış bedeli bildirilmelidir. Bu bildirim, hak düşürücü sürelerin başlaması için elzemdir.
3. Önalım (Şufa) Hakkı Nedir?
Önalım hakkı, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda bir paydaşın payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, diğer paydaşlara bu payı öncelikle ve aynı şartlarla satın alma yetkisi veren bir haktır. Kanun koyucu, bu hakla taşınmazdaki paydaş sayısının artmasını engellemeyi ve yabancı kişilerin ortaklığa girmesini önlemeyi amaçlamıştır.
Önalım hakkı iki türdür:
- Yasal Önalım Hakkı: Kanundan doğar (TMK m. 732).
- Sözleşmesel Önalım Hakkı: Tarafların kendi aralarında yaptıkları ve tapuya şerh verdikleri sözleşmeden doğar.
4. Yasal Önalım Hakkının Şartları ve Kullanılması
Yasal önalım hakkının doğabilmesi için aşağıdaki şartların varlığı gerekir:
- Paylı Mülkiyet İlişkisi: Taşınmaz paylı mülkiyet rejimine tabi olmalıdır. Elbirliği mülkiyetinde (örneğin henüz paylaşılmamış miras) doğrudan bu hak kullanılamaz; önce paylı mülkiyete geçilmelidir.
- Üçüncü Kişiye Satış: Payın bir diğer paydaşa satılması durumunda önalım hakkı doğmaz. Hak, sadece paydaş olmayan bir “yabancıya” satış yapıldığında kullanılabilir.
- Süreler (Hak Düşürücü Süre):
- Satışın noter aracılığıyla bildirildiği tarihten itibaren 3 ay.
- Her halükarda satış tarihinden itibaren 1 yıl
DİKKAT: 11. Yargı Paketi ile yasal önalım hakkının kullanılmasına ilişkin hak düşürücü süreler bakımından da önemli bir değişikliğe gidilmiştir. Önceki düzenlemede satış tarihinden itibaren iki yıl olarak öngörülen azami hak düşürücü süre, yeni düzenleme ile bir yıla indirilmiştir.
5. Önalım Hakkını Engelleyen Durumlar ve Fiili Taksim
Önalım hakkı mutlak bir hak gibi görünse de, dürüstlük kuralı çerçevesinde engellenebilir. Bu noktada en önemli savunma aracı fiili taksim olgusudur.
Fiili Taksim Savunması: Eğer paydaşlar taşınmazı kendi aralarında rızai olarak bölmüşlerse ve her bir paydaşın kullanacağı yer belirlenmişse, bir paydaşın kendi kullanımındaki yeri üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşın önalım hakkını kullanması Yargıtay tarafından “hakkın kötüye kullanılması” olarak değerlendirilir. Bu durumda önalım davası reddedilir.
6. Önalım Davası ve Yargılama Süreci
Önalım hakkı, ancak alıcıya karşı açılacak bir dava ile kullanılabilir. Bu davada mahkeme, bilirkişi incelemesi sonucunda yapılacak inceleme sonucunda taşınmaz bedelinin ve tapu harçlarının depo edilmesine karar verir.
Dava Ne Kadar Sürer? Hukuki süreçlerin süresi hakkında kesin bir zaman dilimi vermek mümkün değildir. Yargılama süreci, aşağıda belirtilen teknik ve usuli faktörlere bağlı olarak stratejik bir takvime göre ilerler:
- Tebligat Süreçleri: Tarafların ve tanıkların tebligatlarının ulaşma hızı.
- Bilirkişi İncelemesi: Taşınmazın değeri, fiili taksim olup olmadığı gibi hususlarda yapılacak keşif ve rapor hazırlama süreci.
- Mahkemelerin İş Yoğunluğu: İlgili Asliye Hukuk Mahkemesi’nin duruşma günlerinin sıklığı.
- İstinaf ve Yargıtay Aşamaları: Yerel mahkeme kararının ardından üst mahkeme incelemeleri.
Bu değişkenler nedeniyle dava süreci her dosyanın özel durumuna göre farklılık arz etmektedir.
7. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Hisseli tapu satışında diğer hissedarların imzası gerekir mi? Hayır, hisse sahibi kendi payını dilediği kişiye satabilir. Ancak diğer hissedarların sonradan önalım davası açma hakkı saklıdır.
2. Önalım hakkından feragat edilebilir mi? Evet. Feragat, genel olarak yapılabileceği gibi (noter tasdikli ve tapuya şerh verilerek) belirli bir satış işlemi için de yapılabilir.
3. Akrabalar arası satışlarda şufa hakkı var mıdır? Yargıtay, payın bir paydaş tarafından eşine veya çocuklarına (miras hukukuyla bağlantılı düşüncelerle) satılması durumunda önalım hakkının kullanılamayacağı yönünde kararlar vermektedir.
4. Arsa üzerine inşaat yapılmışsa önalım hakkı nasıl etkilenir? Bu durum oldukça karmaşıktır ve taşınmazın güncel değerinin belirlenmesinde bilirkişi incelemesi kritik rol oynar. Uzman bir avukattan destek almanızı tavsiye etmekteyiz.
9. Sonuç ve Uzman Desteği
Hisseli tapu satışı ve önalım hakkı süreçleri, sürelere sıkı sıkıya bağlı ve teknik detaylarla dolu bir süreçtir. Noter bildirimlerinin zamanında yapılmaması veya davanın hak düşürücü süreler içerisinde açılmaması, telafisi imkansız mülkiyet kayıplarına yol açabilir. Özellikle “bedelde muvazaa” ve “fiili taksim” gibi teknik savunmaların profesyonel bir şekilde yönetilmesi, davanın kaderini belirleyen en temel unsurlardır.
Gayrimenkul uyuşmazlıklarında hak kaybına uğramamak ve stratejik bir yargılama süreci yürütmek için bu alanda uzmanlaşmış bir hukukçu desteği kritik öneme sahiptir.
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay kendi özel şartları içinde değerlendirilmelidir.


