Anayasal bir hak olan sosyal güvenlik, işçinin sadece bugünü değil, emeklilik dönemindeki huzurunu da güvence altına alır. Ancak uygulamada pek çok işçinin sigortasız çalıştırıldığı veya çalışma sürelerinin eksik bildirildiği görülmektedir. Sigortasız çalıştırılmak, bir işçinin geleceğinden ve emeğinden çalınması demektir. Eğer siz de sigortasız çalıştırıldıysanız veya primleriniz gerçek maaşınız üzerinden yatırılmıyorsa, hukuk sistemi size bu mağduriyeti gidermeniz için hizmet tespit davası yolunu açmıştır.
İçindekiler
1. Hizmet Tespit Davası Nedir? Kavramsal Çerçeve
Hizmet tespit davası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışmaların tespit edilmesini sağlayan bir dava türüdür.
Bu dava, niteliği itibarıyla kamu düzenini ilgilendirir. Bu şu anlama gelir: Hakim, tarafların sunduğu delillerle yetinmez; gerçeğe ulaşmak için kendiliğinden (re’sen) araştırma yapma yetkisine sahiptir. İşçinin sigortalı olarak çalıştırılması anayasal bir zorunluluktur ve işçinin bu haktan kendi rızasıyla vazgeçmesi (feragat etmesi) hukuken geçersizdir.
2. Hizmet Tespit Davası Açma Şartları
Bir hizmet tespit davasının mahkemece esastan incelenebilmesi için belirli yasal şartların oluşması gerekir:
- Hizmet İlişkisinin Varlığı: İşçi ile işveren arasında bir iş sözleşmesi (bağımlılık, ücret, iş görme unsurlarını içeren) bulunmalıdır.
- Bildirim Eksikliği: Çalışmaların SGK’ya hiç bildirilmemiş olması veya eksik bildirilmiş (gün sayısı veya kazanç tutarı bakımından) olması gerekir.
- Dava Şartı Olarak Arabuluculuk İstisnası: Önemle belirtilmelidir ki; iş hukukundaki pek çok davanın aksine, hizmet tespit davalarında arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yoktur. Doğrudan dava açılabilir.
3. Davanın Tarafları: Davalı İşveren ve Fer’i Müdahil SGK
Hizmet tespit davasında husumet, çalışmanın geçtiği iş yerinin sahibine yani işverene yöneltilir. Ancak 6552 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca, bu davalar Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbar edilmek zorundadır. SGK, davada “fer’i müdahil” sıfatıyla yer alır. Bunun pratik sonucu şudur: Mahkeme kararı hem işvereni hem de SGK kayıtlarını bağlayıcı nitelik taşır.
4. Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı: 5 Yıllık Kritik Eşik
Hizmet tespit davalarında en kritik hukuki engel 5 yıllık hak düşürücü süredir. 5510 sayılı Kanun uyarınca işçi, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde davasını açmalıdır.
Önemli Not: Eğer işveren, işçiyi işe alırken işe giriş bildirgesi vermişse ancak primlerini yatırmamışsa veya hizmet dökümünde bir gün bile çalışma görünüyorsa, artık 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. Bu durumda dava her zaman açılabilir.
5. İspat Yükü: Sigortasız Çalışma Nasıl Kanıtlanır?
Hizmet tespit davaları kamu düzenine ilişkin olduğu için “her türlü delil” ile ispat mümkündür. Ancak mahkemelerin itibar ettiği delil hiyerarşisi şu şekildedir:
- Yazılı Belgeler: İşyeri kayıtları, maaş bordroları, banka dekontları, iş yeri iç yazışmaları (e-posta, WhatsApp kayıtları), şahsi sicil dosyası.
- Tanık Beyanları: Özellikle “bordrolu komşu işyeri tanıkları” veya davanın geçtiği dönemde aynı işyerinde sigortalı çalışmış kişiler en güçlü delillerdendir.
- Kurum Kayıtları: Vergi dairesi kayıtları, belediye ruhsat dosyaları veya müfettiş raporları.
6. Hizmet Tespit Davası Ne Kadar Sürer?
Müvekkil adaylarının en çok merak ettiği “Dava ne kadar sürer?” sorusuna kesin bir takvim vermek hukuken ve fiilen mümkün değildir. Yargılama süreci, her dosyanın kendine has dinamikleri çerçevesinde şekillenir. Süreci etkileyen teknik faktörler şunlardır:
- Tebligat Süreçleri: Davalı işverene veya SGK’ya yapılacak tebligatların hızı.
- Delillerin Toplanması: Bankalara, ilgili kurumlara ve SGK’ya yazılan müzekkerelerin (resmi yazıların) cevaplanma süresi.
- Bordro Tanıkları: İlgili dönemde çalışmış tanıkların adreslerinin tespiti ve dinlenmesi süreci.
- Bilirkişi İncelemesi: Dosyanın hesaplama ve tespit için bilirkişiye gidiş-dönüş süresi.
- Mahkeme Yoğunluğu: İlgili İş Mahkemesi’nin duruşma günü verme aralığı.
Bu değişkenler nedeniyle yargılama stratejisi, dosyanın eksiksiz hazırlanması ve takibi sürenin optimize edilmesi açısından kritiktir.
7. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İşten ayrıldıktan kaç yıl sonra dava açabilirim? İşten ayrıldığınız yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açmalısınız. Ancak işe giriş bildirgeniz verilmişse bu süre sınırı kalkmaktadır.
2. Şahit bulamazsam davayı kaybeder miyim? Şahit önemli bir delildir ancak tek delil değildir. Maaş ödeme makbuzları, banka kayıtları veya resmi yazışmalarla da ispat mümkündür.
3. Patronum “Kendi isteğiyle sigortasız çalıştı” diyor, bu engel mi? Hayır. Sigortalı olma hakkından feragat edilemez. İşçinin rızası olsa dahi işveren sigorta yapmak zorundadır.
4. Eksik yatırılan primler için de bu dava açılabilir mi? Evet. Sadece hiç sigortalı olmama durumunda değil, gün sayısının eksik bildirilmesi durumunda da hizmet tespiti davası açılır.
5. Maaşımın bir kısmı bankadan bir kısmı elden yatıyor, ne yapmalıyım? Bu durumda “Ücret Tespit Davası” açılmalıdır. Hizmet tespiti ile birlikte veya ayrı olarak gerçek maaşınızın tespiti istenebilir.
8. Sonuç
Hizmet tespit davaları, işçinin emeklilik maaşından kıdem tazminatına kadar tüm geleceğini doğrudan etkileyen hayati davalardır. Ancak bu davalar, usul hukuku hatalarını kabul etmez; tanıkların seçimi, delillerin sunumu ve hak düşürücü sürelerin takibi uzmanlık gerektirir.
Süreçlerin karmaşıklığı ve ispat yükünün ağırlığı nedeniyle hak kaybına uğramamak ve yıllarca süren emeğinizin karşılığını tam olarak alabilmek için uzman bir iş hukuku avukatı desteğiyle süreci yürütmek kritiktir.


