Miras Nasıl Paylaşılır?

Miras Paylaşımı, Saklı Pay, Mirasın Reddi ve Veraset İşlemleri

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Çerçevesinde Hazırlanmış Hukuki İnceleme

GİRİŞ

Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölümü yahut gaipliğine karar verilmesi halinde, malvarlığının kimlere ve hangi oranlarda intikal edeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 495-682. maddeleri arasında sistematik biçimde düzenlenen bu alan, aile içi ilişkilerin en hassas kesişim noktalarından birini teşkil etmektedir.

İşbu hukuki inceleme, mirasçılık belgesi (veraset ilamı), yasal ve saklı pay oranları, mirasın reddi müessesesi ile miras paylaşımına ilişkin temel hukuki kavramları, güncel mevzuat hükümleri ve Yargıtay içtihatları ışığında izah etmektedir. Miras hukukuna ilişkin işlemlerde usul hatalarının telafisi güç sonuçlar doğurabilmesi nedeniyle, ilgili yasal düzenlemelerin doğru anlaşılması ve uygulanması büyük önem arz etmektedir.

BÖLÜM I: MİRASÇILIK BELGESİ (VERASET İLAMI)

A. Hukuki Tanım ve Niteliği

Mirasçılık belgesi, Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca, yasal veya atanmış mirasçı sıfatını ve miras payını resmi olarak tespit eden belgedir. Bu belge,

kurucu değil, açıklayıcı (ihbari) niteliktedir; şöyle ki mirasçılık sıfatını kazandırmaz, var olan hukuki durumu tespit eder. TMK m. 598/3 hükmü gereğince mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve ölüme bağlı tasarrufların iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.

TMK Madde 598 – Mirasçılık Belgesi: “Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.”

B. Başvuru Mercileri ve Usulü

1. Sulh Hukuk Mahkemesi

Aşağıdaki hallerde mirasçılık belgesi talebi sulh hukuk mahkemesine yöneltilmelidir:

  • Mirasçılar arasında hukuki uyuşmazlık bulunması
  • Yabancılık unsuru içermesi (muris veya mirasçılardan birinin yabancı uyruklu olması)
  • Nüfus kayıtlarının yetersiz veya belirsiz olması
  • Miras bırakan tarafından düzenlenmiş vasiyetname bulunması
  • Noter tarafından soy bağının tespit edilememesi

2. Noterlik

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36/1-ç maddesi uyarınca, mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunmayan ve yabancılık unsuru taşımayan hallerde, herhangi bir noterlikten aynı gün içinde mirasçılık belgesi alınabilmektedir. Noterden alınan mirasçılık belgesi, sulh hukuk mahkemesinden alınan belge ile aynı hukuki geçerliliğe sahiptir.

C. Gerekli Belgeler

  1. Başvuru sahibinin T.C. kimlik belgesi
  2. Murise ait ölüm belgesi veya nüfus kayıt örneği
  3. Vekaletname (vekil aracılığıyla başvuru halinde)
  4. Yurtdışından alınan belgelerde Apostil şerhi ve yeminli tercüme

ÖNEMLİ: Mirasçılık belgesi, miras hukukuna ilişkin tüm işlemlerin (banka hesaplarına erişim, tapu intikali, araç tescili, SGK ödemelerinin alınması vb.) ön koşuludur. Bu belge alınmadan tereke üzerinde herhangi bir tasarruf işlemi gerçekleştirilemez.

BÖLÜM II: YASAL MİRASÇILIK VE MİRAS PAYLARI

A. Zümre (Derece) Sistemi

Türk Medeni Kanunu, yasal mirasçılığı zümre (derece) sistemi esasına göre düzenlemiştir. Bu sisteme göre, bir önceki zümrede mirasçı bulunması halinde, sonraki zümre mirasçılığa hak kazanamaz. Zümre sistemi, Roma hukukundan kaynaklanan ve İsviçre Medeni Kanunu aracılığıyla hukukumuza intikal eden köklü bir düzenlemedir.

ZÜMREMİRASÇILARYASAL DAYANAK
1. ZümreMiras bırakanın altsoyu (çocukları, torunları ve bunların altsoyu)TMK m. 495
2. ZümreMiras bırakanın ana ve babası ile bunların altsoyu (kardeşler, yeğenler)TMK m. 496
3. ZümreMiras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ile bunların altsoyuTMK m. 497

B. Sağ Kalan Eşin Miras Payı

Sağ kalan eş, TMK m. 499 gereğince her zümre ile birlikte mirasçı olur. Ancak eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişkenlik göstermektedir.

BİRLİKTE MİRASÇI OLDUĞU ZÜMRESAĞ KALAN EŞİN MİRAS PAYI
1. Zümre (Altsoy) ile birlikte1/4 (Dörtte bir)
2. Zümre (Ana-baba veya kardeşler) ile birlikte1/2 (Yarısı)
3. Zümre (Büyük ana-baba) ile birlikte3/4 (Dörtte üçü)
Hiçbir zümre mirasçısı yoksaTamamı

Örnek Hesaplama

Örnek: Muris (A), geride eşi (B) ve üç çocuğu (C, D, E) bırakarak vefat etmiştir. Bu durumda miras payları şu şekilde hesaplanır:

• Sağ kalan eş (B): 1/4

• Her bir çocuk (C, D, E): 3/4 ÷ 3 = 1/4

Sonuç: Tüm mirasçılar eşit paya (1/4) sahip olacaktır.

BÖLÜM III: SAKLI PAY VE TENKİS DAVASI

A. Saklı Pay Kavramı

Saklı pay (mahfuz hisse), TMK m. 505-508 arasında düzenlenen ve miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü sınırlayan bir müessesedir. Kanun koyucu, belirli mirasçıların miras payının belirli bir oranını koruma altına almıştır. Miras bırakan, ölüme bağlı tasarrufları (vasiyetname, miras sözleşmesi) ile ancak tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir.

Önemli: 10.05.2007 tarih ve 5650 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, daha önce 1/8 oranında saklı pay hakkına sahip olan kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Günümüzde kardeşler saklı paylı mirasçı değildir.

B. Saklı Paylı Mirasçılar ve Oranları (TMK m. 506)

SAKLI PAYLI MİRASÇIYASAL PAYSAKLI PAY ORANI
Altsoy (Çocuklar, torunlar, evlatlık)DeğişkenYasal payın 1/2’si
Ana ve babadan her biriDeğişkenYasal payın 1/4’ü
Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle)1/4 veya 1/2Yasal payın tamamı
Sağ kalan eş (diğer hallerde)3/4 veya tamamıYasal payın 3/4’ü

C. Tenkis Davası

Saklı payı ihlal edilen mirasçı, TMK m. 560 vd. hükümleri uyarınca tenkis davası açma hakkına sahiptir. Bu dava, saklı payı aşan tasarrufların, saklı payı tamamlayacak oranda etkisiz kılınmasını sağlar. Tenkis davası, bozucu yenilik doğuran bir dava niteliğindedir.

Tenkis Davasının Özellikleri

  • Davacı: Saklı payı zedelenen mirasçılar (TMK m. 560), istisnai olarak mirasçının alacaklıları (TMK m. 562)
  • Davalı: Ölüme bağlı veya sağlararası tasarrufla kazandırma yapılan kişiler
  • Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
  • Yetkili Mahkeme: Miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi

HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE (TMK m. 571): Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşer.

BÖLÜM IV: MİRASIN REDDİ (REDDİ MİRAS)

A. Genel Açıklamalar

Miras, yalnızca aktiflerden (mal varlığı değerleri) ibaret değildir; murisin borçları da külli halefiyet ilkesi gereğince mirasçılara intikal eder (TMK m. 599). Terekenin pasifinin (borçların) aktifinden fazla olduğu durumlarda, mirasçılar kendi şahsi mal varlıklarıyla da sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu tutulabilir.

Bu riskin bertaraf edilmesi için kanun koyucu, mirasçılara mirası reddetme hakkı tanımıştır (TMK m. 605-618). Mirasın reddi, mirasçının tek taraflı irade beyanıyla mirasçılık sıfatını geçmişe etkili olarak sona erdiren bozucu yenilik doğuran bir haktır.

KANUNİ RED SÜRESİ: 3 AY

TMK m. 606 – Süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten,

atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

B. Mirasın Reddi Türleri

1. Gerçek Red (TMK m. 605/1)

Yasal ve atanmış mirasçıların, üç aylık hak düşürücü süre içinde, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız olarak yaptıkları ret beyanıdır. Bu beyan yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Sulh hakimi ret beyanını tutanakla tespit eder ve özel kütüğe tescil eder.

2. Hükmen Red (TMK m. 605/2)

Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Hükmen red, herhangi bir süreye tabi değildir ve mirasçının ayrıca bir işlem yapmasına gerek kalmaksızın karine olarak kabul edilir. Ancak tereke alacaklılarına karşı ileri sürülebilmesi için tespit davası açılması gerekir.

C. Ret Beyanının Şekli ve Usulü

  • Yetkili Makam: Miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi
  • Şekil: Yazılı veya sözlü beyan (kayıtsız ve şartsız olmalıdır)
  • Sonuç: Ret beyanı özel kütüğe tescil edilir ve talep halinde ilgililere belge verilir
  • Vekaletname: Mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname zorunludur

D. Örtülü (Zımni) Kabul ve Ret Hakkının Düşmesi

TMK m. 610 uyarınca, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, mirası reddedemez.

DİKKAT: Ret beyanı kesin ve geri alınamazdır. Yalnızca yanılma, aldatma veya korkutma hallerinde iptal davası açılabilir. En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi halinde, miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612).

BÖLÜM V: MİRAS PAYLAŞIMI SÜRECİ

A. Miras Ortaklığı

Miras bırakanın ölümü ile birlikte, mirasçılar arasında kanun gereği bir miras ortaklığı kurulur. Mirasçılar, terekeye elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre sahip olurlar (TMK m. 640). Bu ortaklık, paylaşma yapılıncaya kadar devam eder. Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar, tereke üzerinde ancak birlikte tasarruf edebilir; tek başına hareket edemezler.

B. Paylaşım Yöntemleri

1. Rızai Paylaşım (Miras Taksim Sözleşmesi)

Tüm mirasçıların mutabakatıyla noter huzurunda miras taksim sözleşmesi akdedilmesi suretiyle yapılan paylaşımdır. Mirasçıların tamamının anlaşması halinde bu yöntem tercih edilmelidir. Miras taksim sözleşmesi, tüm mirasçıların katılımı ve yazılı şekil şartına tabidir.

2. Zorunlu Arabuluculuk (6325 Sayılı Kanun m. 18/B)

7445 sayılı Kanun ile 01.09.2023 tarihinden itibaren, taşınır ve taşınmaz malların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir. Arabuluculuk süreci başvurudan itibaren en fazla üç hafta içinde sonuçlandırılmalıdır.

3. Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şüyu)

Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde, mirasçılardan herhangi biri sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bu dava çift yönlüdür; tüm taraflar hem davacı hem davalı sıfatını taşır. Mahkeme, malın aynen taksiminin mümkün olup olmadığını inceler. Aynen taksim mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verir.

C. İzlenmesi Gereken Adımlar

  • Mirasçılık Belgesinin Temini: Noter veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nden veraset ilamı alınması
  • Tereke Tespiti: Tapu Müdürlüğü, bankalar, SGK, Vergi Dairesi ve e-Devlet üzerinden aktif ve pasif tereke unsurlarının belirlenmesi
  • Değerlendirme: Aktif-pasif dengesinin incelenmesi; borçların malvarlığını aşması halinde reddi miras değerlendirmesi
  • Veraset ve İntikal Vergisi Beyanı: Dört ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi
  • Paylaşım: Rızai taksim veya yargısal paylaşım yoluyla miras ortaklığının sona erdirilmesi

BÖLÜM VI: SIKÇA SORULAN HUKUKİ SORULAR

S: Mirasçılık belgesi ne kadar sürede alınır?

C: Noterden aynı gün içinde alınabilir. Mahkeme yoluyla ise yaklaşık bir ila iki hafta sürmektedir. Ancak mirasçılar arasında uyuşmazlık, yabancılık unsuru veya nüfus kayıtlarında belirsizlik bulunması halinde süre uzayabilir.

S: Miras paylaşımı için mutlaka mahkemeye başvurmak gerekir mi?

C: Hayır. Tüm mirasçıların mutabık olması halinde noter huzurunda miras taksim sözleşmesi düzenlenerek rızai paylaşım yapılabilir. Mahkemeye başvuru, yalnızca anlaşmazlık halinde ve zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması durumunda gereklidir.

S: Vasiyetname ile miras payları serbestçe belirlenebilir mi?

C: Kısmen evet. Ancak miras bırakan, saklı paylı mirasçıların (altsoy, eş, ana-baba) saklı paylarına tecavüz edemez. Yalnızca tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Saklı payları ihlal eden tasarruflar, tenkis davasıyla etkisiz kılınabilir.

S: Miras bırakanın borçları mirasçılara geçer mi?

C: Evet. Külli halefiyet ilkesi gereğince, murisin tüm borçları yasal mirasçılara intikal eder. Mirasçılar, miras payları oranında ve kişisel mal varlıklarıyla müteselsilen sorumludur. Bu nedenle terekenin borca batık olduğu hallerde mirasın reddi kurumuna başvurulması önem arz eder.

S: Reddi miras kararı geri alınabilir mi?

C: Kural olarak hayır. Ret beyanı, mahkeme kütüğüne tescil edildiği anda kesinleşir ve geri alınamaz. Ancak yanılma, aldatma veya korkutma hallerinde, irade fesadı nedeniyle ret beyanının iptali davası açılabilir.

S: Ortaklığın giderilmesi davasından önce arabuluculuk zorunlu mudur?

C: Evet. 01.09.2023 tarihinden itibaren, taşınır ve taşınmaz malların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir.

SONUÇ Miras hukuku, aile içi ilişkilerin hukuki boyutunu düzenleyen ve usul hatalarının telafisi güç sonuçlar doğurabildiği teknik bir alandır. Özellikle reddi miras süreleri, saklı pay hesaplamaları ve tereke borçlarının tespiti gibi konularda yapılacak bir hata, yıllar süren yargısal süreçlere ve ciddi mali kayıplara yol açabilir. Hak kaybına uğramamak için miras hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı tavsiye ederiz.